Crohn Hastalığı Nedir? Belirtileri Nelerdir? Nasıl Tedavi Edilir?

Crohn hastalığı, sindirim sistemini oluşturan yemek borusu, mide, ince ve kalın bağırsağın bazı bölümlerinde kalınlaşma ve ülserler oluşturan bir hastalıktır. Crohn hastalığı Ülseratif Kolit ile aynı gruptan, ancak farklı özelliklere sahip kronik, iltihaplı bir bağırsak hastalığıdır.

crohn_hastaligi_nedir

Crohn hastalığı nedir?

Crohn hastalığı, sindirim sistemini oluşturan yemek borusu, mide, ince ve kalın bağırsağın bazı bölümlerinde kalınlaşma ve ülserler oluşturan bir hastalıktır. Crohn hastalığı ülseratif kolit ile aynı gruptan, ancak farklı özelliklere sahip kronik, iltihaplı bir bağırsak hastalığıdır. Tüm sindirim sistemini etkileyen crohn hastalığı çok seyrek olarak midede ya da yemek borusunda da görülebilmektedir.

 

Crohn hastalığının belirtileri nelerdir?

Crohn hastalığının belirtileri oluştuğu bölgeye göre farklılık göstermekle birlikte en çok görülen belirtisi Karnın sağ alt tarafında hissedilen karın ağrısıdır. Bu belirti ile birlikte:

  • Sulu ishal,
  • Kilo kaybı, halsizlik,
  • İştahsızlık,

Hastalık aktif olduğu dönemlerde veya karın içi apse oluştuğunda ateş görülmektedir.
 

Crohn hastalığı en çok kimlerde görülür, görülme sıklığı ve nedenleri nelerdir? 

Birinci derece akrabaları arasında Crohn hastalığı bulunan kişilerin hastalığa yakalanma riskleri 2-4 kat artmaktadır. Her 100 bin kişiden 1-10 kişide görülmektedir. Crohn hastalığının nedenleri tam olarak bilinmemekle birlikte hastalığa neden olan olası faktörler arasında;

  • Mikrobiyal faktörler,
  • Atipik tüberküloz bakterileri,
  • Kızamık,
  • Sigara sayılabilir.

 

Crohn hastalığı ve ülseratif kolit hastalığı birbirine benzer mi? Farklılıkları nelerdir?

Ülseratif kolitle Crohn hastalığı arasındaki fark şu şekilde açıklanabilmektedir:  Crohn hastalığı oluştuğu organın bazı bölümlerinde yer eder.  Yani hastalığın oluştuğu organda sağlam bölgeler bulunmaktadır. Ayrıca ülseratif kolit bağırsağın sadece iç yüzünü döşeyen mukoza tabakasında görülürken Crohn hastalığında ise içten dışa bütün duvar hastalıkla kaplanır. Ülseratif kolit hastalığında belirtiler daha belirginken crohn hastalığı belirti açısından olmasa da seyir açısından daha ciddi sonuçlara yol açabilir.

Her iki hastalıkta da belirti ve şikayetlerin azaldığı dönemde kişilerin iş yaşamını olumsuz etkilenmez. Ancak hastalık belirtilerinin arttığı dönemde crohn ve Ülseratif Kolit hastalıkları büyük oranda iş gücü kaybına neden olabilirler.

Ülseratif kolit ve crohn hastalıklarının bir diğer benzer yanı ise: her ikisinin de kronik, takip gerektiren, pahalı tetkik ve tedavilerin kullanıldığı hastalıklar olmalıdır.  Bu nedenlerden ötürü ülseratif kolit ve crohn hastalarının bir sosyal güvenlik sisteminde bulunmaları ve iş yaşamlarını sürdürmeleri büyük önem taşımaktadır.

 

Crohn hastalığı kanser riskini arttırır mı?

Crohn hastalığı ince bağırsak kanseri az da olsa arttırmaktadır. Kolorektal kanser riski konusunda ise birbirine uyuşmayan veriler olmakla beraber, kalın bağırsağın yarısından fazlasının hastalıktan etkilendiği durumlar ile hastalığın erken başladığı ya da hastalık yaşının 10’u aştığı durumlarda kanser riskinin arttığına inanılmaktadır.

 

Crohn hastalığında tedavi süreci ne şekilde olmalıdır?

Crohn hastalığının tedavisi, ülseratif kolite göre daha fazla çaba gerektiren bir süreçtir. Crohn hastalığında tedavi seçeneklerinde hastalığın oluştuğu organ ve yayıldığı  alan büyük önem taşımaktadır. İlaç tedavisi uygulanan durumlarda aminosalisilatlar, immunosupresifler, antibiyotikler, probiyotikler ve immunomodülatörlerin kullanılmakta bu ilaçlar, hastalığın seyrine göre kombinasyonlar halinde verilmektedir.

Crohn hastalığında sıklıkla çeşitli cerrahi yöntemler uygulanmaktadır. Bu nedenle Crohn hastalığının tedavi süreci gastroenteroloji ve genel cerrahi uzmanlarının işbirliği ile yürütülmelidir. Crohn hastalığında insanlar arasındaki yaygın düşünce bağırsağın hastalıktan etkilenen kısmının çıkarılmasıyla hastalığın sona dereceği düşüncesidir. Ancak bağırsağın bir bölümünün ameliyatla çıkarılması, hastalığın ortadan kalktığı anlamına gelmemektedir. Cerrahi müdahale sonrası hastalığın genellikle ince bağırsakta nüks ettiği görülmüştür. Kısmi cerrahi müdahale bağırsağın gittikçe kısalmasına yol açmamaktadır.  Bu nedenle özellikle bağırsağın bir kısmının kesilip çıkarılması tarzındaki cerrahi yaklaşımlar kesin bir sonuç olmadıkça uygulanmaz

Günümüzde iltihaplı bağırsak hastalıklarının tedavisinde yaşanan en önemli gelişme, iltihabi olaylara ve dolayısıyla bağırsak hastalıklarına neden olan sitokinleri bastıran tedavi yöntemlerinin kullanıma girmesidir. Zamanla, henüz yeni uygulanmaya başlanan bu tedavi yöntemlerinin faydaları ve olası zararları konusunda daha fazla bilgi sahibi olunacaktır.